DOLAR 9,3028
EURO 10,8434
ALTIN 530,75
BIST 1.430
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
18°C
Parçalı Bulutlu
Per 17°C
Cum 19°C
Cts 19°C
Paz 18°C

Bir pıhtılaştırıcı, bir sulandırıcı olmaz

Ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, Şans Sohbetleri’nde, kritik faiz kararı öncesi gelen ‘çekirdek enflasyon’ mesajını ve zorunlu …

17.09.2021
201
A+
A-

Ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, Şans Sohbetleri’nde, kritik faiz kararı öncesi gelen ‘çekirdek enflasyon’ mesajını ve zorunlu karşılık adımını değerlendirdi. İkili, son dönemdeki politikalar için “kan pıhtılaştırıcı ile sulandırıcı bir arada veriliyor” değerlendirmesini yaptı.

Doğalgaz fiyatlarında yaşanan tırmanışı ‘Kızılderili’ hikayesine benzeten Ağaoğlu, petrolde ise bu yıl 80 dolar seviyesini beklediğini paylaştı. Fed’in varlık azaltımını kasım ya da aralıkta resmen duyuracağını kaydeden ekonomist Ağaoğlu, gümüşte 26, altında 1910 dolar aşılmadığı taktirde yeni bir rekor görülmeyeceğini düşünüyor.

Güldağ: Piyasanın ana gündemi 23 Eylül’deki faiz toplantısı. Öncesinde Başkan Kavcıoğlu’ndan ‘çekirdek’ enflasyon mesajı geldi. Hem manşetten çekirdeğe dönüş, hem de iletişim konusu yine çokça tartışıldı. Sen nasıl yorumladın?

Ağaoğlu: İletişim politikası ile ilgili bir sıkıntı var. Dikkat edersen Fed ne yapacağını, neredeyse bir yıl önceden başlıyor anlatmaya. Merkez, ‘manşete değil, çekirdeğe bakıyorum’ diyebilir, bunu anlayabilirim. Ama bunu, büyük anlamlar yüklenen bir faiz toplantısı arifesinde söyleyince ve de çok net anlatmayınca problem çıkıyor.

Güldağ: Sonuçta çekirdek enflasyon da 16,7 civarında. Yarın öbür gün manşet enflasyonun üzerine çıkabilme ihtimali var. Dereyi geçerken at değiştirilmez mi diyorsun…

Ağaoğlu: Örneğin her yıl açıklanan Para Politikası Raporu’nun başında denir ki; “2022 yılından itibaren artık manşet enflasyondan çok çekirdek enflasyonu hedefl eyeceğim, hedefim de yüzde 4,5 buna göre de gerekli politika araçlarını kullanacağım.” Baştan itibaren koyduğunuz sürece hiçbir sakınca yok. Senin dediğin gibi dere geçilirken enflasyon parametresini değiştirirseniz olmaz. Siz bir düşmana karşı hücum ederken; halkı ilgilendiren, şehri istila edecek düşman bırakıp, diğer düşman kolay ben bunu yenerim o yüzden önce buradakiyle savaşacağım demek gibi bir durum.

Güldağ: Tartışılan bir konu daha var. Rezerv Opsiyon Mekanizması’nda döviz imkanı ekimde kalkıyor. Yabancı para için 2 puanlık bir zorunlu karşılık artışı yapıldı. Ancak bu hamleyi de faiz indirimine hazırlık şeklinde yorumlayanlar oldu.

Ağaoğlu: ROM çok gereksizdi. Para politikası araçları basit, anlaşılır ve etkili olmalı. Bu düzenlemeyle toplamda 3,4 milyar dolarlık ek döviz yatırılacak. Yani Merkez Bankası’nın brüt rezervleri artacak. Evet birçok insan bunu faiz indirimine karşı bir hazırlık olarak da yorumladı. Zorunlu karşılık kararını faizle ilişkilendirilmesi mümkün mü diye baktığımda herhangi bir anlam ifade etmiyor. Faiz indirdiğinizde, siz doğrudan finans sistemine diyorsunuz ki ben ucuz finansman sağlayacağım siz gidin kredi verin. E o zaman zorunlu karşılıkları neden artırırsınız? Yani bankaların kullanılabilir kaynağını azaltırsınız. Faiz indirecekseniz piyasadan TL’yi çeker misiniz? Bunu yapmıyorsunuz tam tersine piyasadan para çekiyorsunuz. Merkez Bankası’nın faiz artıracağı bir toplantıya gidiliyor olsaydı zorunlu karşılıkları artırdığın zaman birbirini destekleyen tutarlı bir politika uygulanıyor derdim. Çünkü hem faizleri artıracaksınız hem de piyasadaki likiditeyi çekeceksiniz demek ki TL’yi güçlendireceksiniz. Veya kullanılabilir TL’yi azaltarak daha kıymetli kaynak haline getireceksiniz, anlaşılırdı.

Güldağ: İzlenen politikalar belirsizliği azaltmakta yeterince başarılı değil mi sence?

Ağaoğlu: Baktığın zaman, kredi kartlarıyla ilgili BDDK düzenleme yapıyor. Ama buna karşılık konut kredileri ve ÖTV’de yine müteahhitleri ve inşaat sektörünü destekleyecek adımlar atıyorsunuz. Kan pıhtılaştırıcı ile kan sulandırıcıyı bir arada veriyorsunuz. Ama bünye çok kaldırmıyor bunu. Artık netleşmek lazım. Diğer taraftan da 3,4 milyar dolar geldiğinde bizim brüt rezervlerimiz yeniden artmış olacak ama aslında bakarsanız sünnetçi vitrinine yeni bir saat daha konmuş oluyor. Net rezervlerde halen daha bir artış yok. Hatta ve hatta net rezervler için de kullanılabilecek Eximbank gibi bir kaynak da bence yeterince etkili kullanılmıyor.

Güldağ: Faiz indirim hazırlığına yoranlar biraz şöyle düşünüyor. Faiz indirilince döviz tutmayı maliyetli hale getirirsem, dövize yönelimi engelleyemesem de zorlaştırırım.

Ağaoğlu: Bu biraz Nasrettin Hoca misali olur yine. Ben yolun kenarına dikenler ekeceğim, koyunlar geçecek, geçerken yünleri takılacak, onları toplayacağım kazak öreceğim, pazara gideceğim, satacağım, paranı ödeyeceğim.

Güldağ: Öte yandan DTH tarafında artış sürüyor. Döviz talebinin döviz arzının üzerine büyük olasılıkla çıkacağını düşünmek lazım. Böyle bir süreçte bir yandan faiz indirip biraz ekonomiyi canlandırmak, geçim maliyetinin arttığı bir süreçte durgunlaşan bir ekonomi hiç kimsenin işine gelmiyor. Buranın biraz canlandırılması gereği düşünülüyor. Ama bir yandan da zorunlu karşılıklar gibi başka adımlarla bunu biraz da durdurulması yönünde aslında birbiriyle çelişen adım atılıyor. Biraz önce de söylediğin gibi, bir pıhtılaştırıcı bir sulandırıcı etkileriyle yine o yönü bulamadığımız ortamı yaşıyoruz. PPK sonrası her şeyi net olarak göreceğiz senin tüm bu gelişmeler ışığında beklentin nedir; değişti mi?

Ağaoğlu: Faiz konusunda beklentim aynı. Yıl sonuna kadar herhangi bir faiz indirimi beklemiyorum. Ama 19,25’teki enflasyona karşılık yüzde 19 olan politika faizinizi kalkıp 18,50, 18, 17,50’ye indirseniz bir kez daha merkez bankacılığı literatürünü girersiniz!

“Doğalgaz fiyatındaki zıplama ‘Kızılderili’ hikayesine benziyor”

Güldağ: Amerika’da doğalgaz fiyatları resmen zıpladı. Bize bir etkisi olur mu?

Ağaoğlu: 4 dolardan 5 dolara çıkıyor ama yüzde 20’lik bir artış. Yani gerçekten çok büyük bir hareket. Ne var arkasında diye baktığımızda ben onu biraz Kızılderililerin odun toplama hikayesine benzetiyorum. Kızılderili lideri radyoda bu kışın soğuk geçeceğini duyuyor ‘kabileye kış soğuk geçecek odun toplayalım’ diyor. Bunu duyan beyaz adam da ‘Kızılderililer bu kış soğuk geçecek’ diyor meteoroloji tahminleri yapan kişiye. Ve böylece herkes bu kışın soğuk geçeceğini düşünüyor. Yani bu kış soğuk geçecek hem petrol hem de doğalgaz tarafında… Böyle bir hava yaratılıyor. Bu arada Amerika’daki kaya gazı üretimi ciddi oranda artıyor ve ciddi oranda da ihracatı devam ediyor. ‘Doğalgaz fiyatı geride kaldı onu da yukarı çekelim ki enfl asyon olsun’ dediler. Herhalde öyle spekülatif bir hareket oldu ama ciddi bir artış olduğu orada. Bizim fiyatlamamızı doğrudan etkilemiyor.

“Fed, varlık alımını azaltmayı kasım veya aralıkta açıklayabilir”

Güldağ: ABD’de TÜFE, ağustosta altı ayın en yavaş hızında yükseliş gösterdi. Piyasalardaki fiyatlamalara bakınca Fed’in varlık alımını daha erken azaltabileceğine dair endişeler azalmış gibi görünüyor. Son veriler ışığında sen Fed’in politikasına dair temel bir değişiklik bekler misin?

Ağaoğlu: Yıllık TÜFE yüzde 5’in üzerinde kalmaya devam ediyor. Gelen rakamlar majör bir değişiklik yaratacak boyutta değil. Enfl asyonda geçici-kalıcı tartışmasından daha da önemli olan istihdam tarafındaki artış konusu var. Orada çok kayda değer bir artış yaşanmadığı için Fed biraz ağırdan alıyor. Bu ağırdan alma ne kadar sürecek, göstergeler ne kadar toparlanır göreceğiz. Ama ben artık kasım ya da aralıktan birinde bu parasal genişlemeyi sona erdiriyorum diyeceği bir açıklama bekliyorum.

“Gümüşte 26, altında 1910 dolar seviyeleri önemli”

Güldağ: Altın ve gümüşte bir trend değişikliği görülmüyor. Senin dikkat çekmek istediğin bir nokta var mı?

Ağaoğlu: Doğrusunu istersen hem altın hem gümüş tarafında yanıldım. O da şu; Amerika’daki enfl asyondan korunmak için insanların değerli metaller tarafına yatırım yapmayı tercih edecekleri basit bir eski denkleme tekrar eden bir görüşüm vardı. Bu gerçek olmadı. Ama buna karşılık çok ilginç bir durum var. Bence onu not edelim, ileride takip edelim. Enfl asyondan korunmaktan çok manipülatif hareketlerin çok rahat yapılabildiği coin dünyasında daha fazla ilgi var. Enfl asyondan mı korudular kendilerini; hayır. Orada ciddi bir alım satım dünyası oluştu. İnsanların hem ilgisini çekti hem de para kazanmak isteyenler oldu. Altının onsu 1760 dolar, gümüşün de 22.10 dolara inmesi ve en az 6 ay burada kalması durumunda şu soruyu sürekli aklımda tutarak izleyeceğim piyasaları: Eskinin değerli metallerine olan ilgi kayboldu yerini coin piyasası mı aldı? Gümüşte 26 dolar, altında 1910’lar aşılmadığı takdirde yeni bir rekor görülmesini zaten beklemiyorum.

“Petrolde bu yıl 80 doları gördürecekler”

Güldağ: Dilersen petrol tarafına bakalım. Cari açığı da konuştuğumuz bir süreçte, Merkez Bankası’nın özellikle ikinci yarıda cari açığın cari fazlaya döneceği ifadesi var. Çok öyle gitmiyor gibi görünüyor.

Ağaoğlu: Yani ikinci yarının ilk çeyreği öyle değil. Cari açık ağustosta daraldı eylüle bakacağız, bir çiçekle bahar gelmez. Ben onun düşük ihtimal olduğunu düşünüyorum. Petrolde bu yıl içinde 80 doları gördürecekler. 80 olmaz da 79 olur. Bunu da ne arz ne taleple sadece finansal petrol tarafıyla olacağını söylemiştim. Halen daha bu fikrimi koruyorum. piyasadaki pozisyonlar ve var olan pozisyonlar 80 doları görünce bir miktar kar realizasyonuna dönerler diye düşünüyorum.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: